‘Havada yoğunluğa hazırlıklıyız’

HANİFE BAŞ- Hava taşımacılığının dev kuruluşu Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği’nin (IATA) başına geçen ilk Türk olan Mehmet Nane, “Havacılık sektörünün çok zorlu bir krizden çıktığı böyle bir zamanda bu önemli sorumluluğu devralmak ve IATA’nın ilk Türk başkanı olmak benim için büyük bir gurur” diyor. Nane, sektörle ilgili de, “Henüz pandeminin yaralarını tümüyle sarabilmiş değiliz ama ilk beklentilerden daha hızlı bir toparlanma süreci geçiriyoruz” ifadelerini kullanıyor. Aynı zamanda Pegasus Hava Yolları Yönetim Kurulu Başkan Vekili olan Mehmet Nane ile yeni görevini, hedeflerini, Türkiye’de ve dünyada sektörün son durumunu konuştuk.

‘2019’A YAKLAŞACAĞIZ’

*2022’nin genel görüntüsünü ve yıl sonuçlarını nasıl görüyorsunuz?

Bu yıl yolcu sayıları ve operasyonel performansta belirgin bir ilerleme kaydedilecek ancak bu toparlanma tüm kıtalarda eşit olmayacak. Türkiye’nin global ortalamalardan olumlu ayrışacağını ve daha kuvvetli bir performans göstereceğini düşünüyoruz. Aynı şekilde Pegasus Hava Yolları olarak da bu yıl 2019’a yaklaşacak operasyonel rakamlar üretmeyi bekliyoruz, ancak özellikle yakıtta belirgin maliyet artışlarıyla karşı karşıya olduğumuz unutulmamalı. Asıl 2019’u yakalayıp geçeceğimiz yıl 2023 olacak.

İSTANBUL’DAN YÖNETECEK

ATA’nın ilk Türk başkanı oldunuz. Neler hissettiniz?

Havacılık sektörünün çok zorlu bir krizden çıktığı böyle bir zamanda bu önemli sorumluluğu devralmak ve IATA’nın ilk Türk başkanı olmak benim için büyük bir gurur. Bu gururun en önemli sebebi ise Türk sivil havacılığının geldiği noktayı temsil ediyor olması.

*Görevinizi İstanbul’dan mı yöneteceksiniz?

Evet, İstanbul’dan yöneteceğim. Ancak IATA’nın Cenevre’deki yönetim ofisine sık ziyaretlerim olacak.

*Yeni başkan olarak hedefiniz nedir?

IATA olarak önümüzdeki bir yıl boyunca, dünyanın seyahat ve ticarete yeniden açılması yönündeki ivmeyi sürdürmenin yanı sıra yaklaşan ICAO Meclisi’nde CORSIA’yı desteklemek, ‘2050’ye Kadar Net Sıfır Karbon Emisyonu’na giden yolu iyileştirmek ve IATA üyesi hava yollarının sektörde kadın temsilini 2025 yılına kadar yüzde 25 veya en az yüzde 25’e kadar artırması için oluşturulan “2025’te 25” girişimine katılımı genişletmek dahil olmak üzere çok dolu bir gündemimiz var.

*Havacılık sektörünün son durumu nedir? Pandeminin yaraları tam sarıldı mı?

İki yılı aşkın süredir hayatlarımızı etkileyen Kovid-19 pandemisinin olumsuz etkilerinin sönmekte olduğunu gözlemliyoruz. 2021’de global olarak toplam hava yolcusu sayısının 2019’un yüzde 50’sine yaklaştığı hesaplanıyordu, 2022’nin ilk 5 ayı itibarıyla bu oran yüzde 65-70 seviyelerinde tahmin ediliyor. Türkiye’de ise 2019’a göre toplam hava yolcusu sayısı 2021’de yüzde 60 seviyesindeydi, 2022’nin Mayıs ayı itibarıyla da yüzde 80’e yaklaştı. Elbette henüz pandeminin yaralarını tümüyle sarabilmiş değiliz ama ilk beklentilerden daha hızlı bir toparlanma süreci geçiriyoruz.

‘GÜÇLERİ BİRLEŞTİRDİK’

*Havacılık sektörünün bu krizden çıkaracağı en büyük ders nedir sizce?

Sektörümüz doğası gereği krizlere açık ve alışık. Ancak Kovid-19 pandemisi sivil havacılık tarihine en sert etkileri olan kriz olarak geçti. Pandemi hepimize değişime hızla uyum sağlama kabiliyetinin ne kadar önemli olduğunu gösterdi. Uyum sağlayabilmek de çevik karar alma süreçleri ve esnek operasyonel yapıdan geçiyor. Acil durum planları tekrar güncelleniyor. Özellikle finansman ve nakit yönetimi açısından sektör önemli dersler çıkardı.

*Yaz döneminde artan taleple sektör nasıl baş ediyor?

2022’nin ilk çeyreğindeki olumsuz gelişmelere ve zorlu faaliyet ortamına rağmen, global anlamda talebin beklentileri aşan bir hızda toparlanma gösterdiğine şahit olduk. Her bölge veya ülkedeki havacılık sektörü paydaşlarının talepteki bu ivmeyi aynı ölçüde hazırlıklı karşılayabildiklerini söylemek mümkün. Bazı bölgelerde hava yollarının kapasite ve işgücü planlamalarında sorun yaşadığını görüyoruz. Kendi coğrafyamızda ise sektörümüz bu ortama planlama ve hesaplamalarını yapmış olarak daha hazırlıklı girdi. Bu hazırlığı sektördeki tüm paydaşlarca uyum içerisinde yapabilmek çok önemli, yoksa hedeflenen başarıya ulaşmak mümkün değil. Hepimiz yaz sezonunda beklenen yüksek yolcu trafiğini en az sorunla ağırlayabilmek için güçlerimizi birleştirmiş durumdayız. Bu sayede sorunsuz bir yaz geçireceğiz.

‘DİJİTALLEŞME ÖNEM KAZANIYOR’

Son iki yılda sektör talep, pazar ve iş modeli konusunda nasıl bir değişim yaşadı?

Pandemi süresince genel anlamda talebin ritmini belirleyen konu, otoritelerin koyduğu kısıtlamalar ve özellikle uluslararası seyahatlere getirilen sınırlayıcı kural ve uygulamalar oldu. Bu kısıt ve kuralların gevşetilmesiyle özellikle turizm ve aile-akraba ziyareti temalı seyahat talebinin hızlı bir şekilde piyasaya geri döndüğünü gözlemliyoruz. İş seyahatleri ise biraz daha yavaş ve geriden toparlanıyor.

Talep kompozisyonundaki bu görünümün bir süre daha devam edeceğini düşünüyorum. İş modelleri açısından ise en çok önem kazanan konu dijitalleşme. Misafirler giderek artan şekilde yolculuk süreçlerinde daha az temas ve daha yüksek hızla mobilite arıyor.